Taylar ve Yolcular Şiiri

TAYLAR VE YOLCULAR

Ahmet Telli Taylar ve Yolcular Şiiri  

Çünkü biliyorum: sabrın mesafesine sızıyor susku; Taylar ve Yolcular Şiiri

Beklenen fırtına, beklenen bora ve ne gelmezse akla

Deniyor bir taşın sabrını, çocuğun uslu sevincini de.

Sinsi tarih, aklıevvel felsefe, şımarık geometri

Canına okuyor şiirin, yalnızca aşk onarıyor onu

Onarıyor ve coğrafyanın her yanı yara bere içinde

Yazının ruhu mu olurmuş diyor mahkeme kâtibi

Bu yüzden eskiyor hayat, merhamet yetim kalıyor

Bir tek susku kalıyor, diller de ölüyor birer birer

Ölen her dil yalnızlığı oluyor bu dünyanın

 

Çünkü biliyorum: sabrın mesafesi azalıyor gitgide

 

Kuğunun aryası kuğulara, filler fillere veda ediyor

Kendi çığlığının peşine düşüyor bir Aborjin

Ned Kelly kendine bir zırh döküyor ağır demirden

Ah Ned Kelly: cahil ve cesur oğlum benim

Köroğlu’ydu bizim oralarda senin adın yahut celâli

Çaldığın atın kefaretini ödedin ölümünle, oysa yaşlı

Bir Çerkes’ten duymuştum: ’’Atın fiyatı yoktur’’

Atlılar geçiyor rüyalarımdan, atlılar geçip gidiyor

Hayat canhıraş bir telaş yumağına dönerken

Anlatılacak ne çok hikâye kalıyor geride

 

Kelimelerse tutukluk yapan bir silah kadar mahcup

 

Taylardı mesafeleri hiçe sayan ve yolcusunu

Hâyâl ettiği yerde bırakıp yola revân olan

Reddin hayata bağışladığı müthiş gerçek

Yıldız şavklarında oynaşan ırmağın delişmenliği

Ve kâlp atışlarını sarıp sarmalayan alev

Bütün bunlar sabırsız bir tayın anlattığıdır

Sabırsız bir tayın coğrafya bilgisidir de denilebilir

Taylar: ölümsüz ama ölümlü, hüzünlü ama cesur

Taylar: göğün bulutu, yeryüzünün yalnızlığı

Firar duygusunun kışkırttığı büyük öfke 

 

Kalbim şimdi bir tayın kalbidir  

One thought on “Taylar ve Yolcular Şiiri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir