Kayıp Adresteki Şiiri

Ahmet Telli Kayıp Adresteki Şiiri

KAYIP ADRESTEKİ/IKayıp Adresteki Şiir

Sen dostumdun benim, gülünce güneşler açardı

su gibi azizdin, yurdumdun alnında ateşler yanan

ışıklı bir ırmak gibi aktığımız o uzun yürüyüş

daha dündü sanki, her patlayan sağanak bunu anlatır

fabrikada düdükleri bunu anlatır bana ver vardiyada

 

Hazırladığımız ilk taşbaskısı afişi anımsar mısın

bükülüp giden kent sokaklarını, fabrika önlerini

sonra kitapları (kokuları hâlâ burnumda onların)

hangi mayısta taşıdık kentlere güllerin rengini

gerçi gülistan olmadı ömrümüz, gam değil

 

Belki tanırdın ilk vurulanı, o gün hiç ağlamadık

hayır ağlamadık çıldırdık o gün çıldırasıya

adını çocuklarımıza verdik onun, çoğaldı

mezarlar çoğaldı o günden sonra, yetişmedi bize

öldürülecek kadar büyümüştük, öyle demişlerdi

 

Ve hayat öylece akıp durdu işte, akıp duruyor

Kimilerinin bakışlarına yine karlar yağmış

saçları dumanlı bir geçit sanki, dudakları lal

Kitap yakanlar eksilmiyor, şu uçuşup duran

kırlangıç ölülerini görüyor musun kentin üstünde

 

Sen dostumdun benim gülünce güneşler açan

bulutlara rüzgâra asarım suretini her akşam

her akşam bir mektup yazarım dağlar kadar

Kayıp bir adresten geliyor sesin şimdi, üşüyorsun

Unutma, dostumsun sen, nerdeysen orda ölmek isterim

 

KAYIP ADRESTEKİ/II

Kasabalı bir hüzün çökerdi söylediğin türkülere

meşeler göğerir kalbin rehin kalırdı o huysuzda

ve akşam soframıza ağarken bir yayla bulutu

kuşları ürkütülmüş bir dal gibiydin, öylesine mahzun

efkâr da yakışırdı sana, ilk kadeh kekik kokardı

 

Kısa pantolonlu resimlerimiz sararmadı daha

ilk sigarasını bölüşen iki okul kaçağı iki haylaz

hiç kimseler anlamıyor muydu o günlerde

ilk sevgilileriyle deniz aşırı yolculuk düşleri kuran bizi

ve ne çok yalnızdık sinemalar olmasa

 

Unutalım mı şimdi kente indiğimiz o ilk günü

sabahlara kadar okuduğumuz o kitapları

kar aydınlığında yürüdüğümüz yolları unutalım mı

Artık çok geç, işçiler seni soruyor ve ötekileri

her karşılaşmamızda sizi konuşuyoruz uzun uzun

 

Anımsar mısın odamızın talan edilişini

her katta yaralı bir kardeşin çığlığını sonra

kantinde kitaplar yırtılıyordu, delik deşikti duvarlar

mosmor bir çığlıktı gözleri Malatyalı kızın

sana hep o huysuzu anımsatırdı, bilirdim

 

Kimilerine göre ancak ölümü güzelleştirirdik biz

birer çılgın mıydık gerçekten, serseri bir rüzgâr mıydık

göğermiş meşeler kadar yakın mıydık bulutlara

ve tarih upuzun bir hikaye miydi -öyle diyorlardı-

bir işçi kıza söyledim bunları, yalandır, dedi

 

Anlamını yitiren birşeyler mi var şimdilerde

yazdığım şiirlere yabancıyım, sokaklara yabancıyım

taşı delemiyor bir çığlık ve apansız bir

su oluyorum ipince, kendime sızıyorum

dünya yetmiyor bazen, bırakıp gidebilir miyim

 

Ve hayat böylece akıp durdu işte, akıp duruyor

kentler karıncalanmış birer namlu gibi

upuzun yatıyorlar dizlerimde ama sımsıcak

meşeler göğermiş diyorsun varsın göğersin

her yaprak bir öpücüktür sana o huysuzdan

 

Sen dostumdun benim gülünce güneşler açan

bulutlara rüzgâra asarım suretini her akşam

her akşam bir mektup yazarım dağlar kadar

meşeler göğermiş diyorsun varsın göğersin

unutmadım bırakıp giderken söylediğin sözleri

Ahmet Telli’nin Belki Yine Gelirim kitabından “Kayıp Adresteki” şiiri.

One thought on “Kayıp Adresteki Şiiri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir