Hecelerken Ömrümü Şiiri

HECELERKEN ÖMRÜMÜ

 

Ömrümün hangi hecesine baksam  Hecelerken Ömrümü

Uzadıkça uzayan bozkır yalnızlığı

Ve duman rengi kasabalar ki sen

Okunaksız mektuplar da diyebilirsin

Sesini yitirmiş bu gergin coğrafyaya

 

Sözlerin eksilip eskidiği bu gri atlas

Karanlık bir vadiye akıyor, bütün

Işıkları söndürülürken belleğimin

Ve sen kurtarabilirsin beni ancak

Unutmanın bu vahşi saldırısından

 

Alnımı okşa dağıt alışkanlığımı

Belki sümbül serinliği olur yeniden

 

Çocukluğumun elinden tutan

Masalcımdın benim, göğsüne

Yaslanıp gecelerce dinlediğim

Dinlendiğim ve kederini nehrin

Kızılkahve toprağına benzettiğim

 

Bana öyle geldi ki her çiçek

Ve her kuş su içmek istiyor

Sesinin gözesinden bu bahar

Bense bir çiy damlasıyım

Dudaklarının ışkın kokusundan

 

Ellerin diyorum, Berçelan Yaylası

Yahut Munzur tedirginliği şimdi

 

Esirgedik kendimizin mutluluğun

Sığ sularından ki aslında uzun

Bir öyküye benziyor en kısa ömür

Kayıp yıllarımızın uçurumundaysa

Ay doğardı ve biz susardık seninle

 

Susardık, Munzur anlatırdı aşiret

Töresinden dağ geleneği yarattığını

Sonra arkadaşlarımız gelir konuk

Olmazlardı ayrılıklara ki ay o vakit

Bir göçebe çadırıydı Sümbül Dağı’nda

 

Zap suyu ise telkâri bir kemer olup

Sarılırdı Kürt kızlarının beline

 

Kalbim dedim sonra, aşk da

Bozkırdaki yangınlar misâli

Yeşerse de arsız otlar yeniden

Ne dağların eflâtun ufku ne de

Kırlangıçların esmerliği görülür

 

Ki her ömrün ezberindedir

Bu hecenin bütün harfleri

Eprimiş anılar kalıyor geride

Bir de ceylanların ürkek

Sıçrayışları tetik boşluğunda

Ve unutuluyor işte bu kadar

Çok sevilmişse sevilmenin adı

 

Ahmet Telli’nin Barbar ve Şehla kitabından “Hecelerken Ömrümü” şiiri.

One thought on “Hecelerken Ömrümü Şiiri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir